Hold Up

I tried to change, closed my mouth more.
Tried to be soft, prettier.
Less…awake.
Fasting for 60 days. Wore white.
Abstained from mirrors.
Abstained from sex.
Slowly did not speak another word.
In that time my hair grew…
…past my ankles. I slept on a mat on the floor. I swallowed a sword.

Değişmeyi denedim, çenemi daha çok kapadım.
Anlayışlı ve daha şirin olmaya çalıştım.
Daha az…uyanık.
60 gün aç kaldım. Beyaz giydim.
Aynalardan kaçındım
Seksten kaçındım
Yavaş yavaş tek bir kelime etmemeye başladık.
Bu süre içinde saçım uzadı..
..ayak bileklerimi geçti. Yerde bir pas pas üzerinde uyudum. Bir kılıç yuttum.

I levitated…
…into the basement, I confessed my sins and was baptized in a river.
Got on my knees and said, “Amen.” And…
…I said Ameen. I whipped my own back and asked for dominion at your feet.
I threw myself into a volcano, I…
I drank the blood and drank the wine.
I sat alone and begged and bent at the waist for God.
I crossed myself and thought I saw the devil.
I grew thickened skin on my feet.
I bathed in bleach and plugged my menses with pages from the Holy Book.
But still inside me coiled deep was the need to know.
Are you cheating? Are you cheating on me?

Ben havaya yükseldim…
..bodrum katında, günahlarımı itiraf ettim ve bir nehirde vaftiz edildim.
Dizlerimin üstüne çöktüm ve ‘Amin’ dedim. Ve..
Amin dedim. Kendi sırtımı kamçıladım ve ayaklarına kapanarak egemenliğimi istedim
Kendimi bir yanardağa attım, Ben..
Kan ve şarap içtim.
Tek başıma oturdum ve yalvardım ve belimi Tanrı için büktüm.
Kendimden geçtim ve şeytanı gördüm sandım.
Ayaklarımda ki kalınlaşmış deri büyüdü
Çamaşır suyuyla banyo yaptım ve aybaşı akıntılarımı Kutsal Kitap’tan sayfalarla tıkadım.
Ama hala içimi saran derinliğin bilmesi gerek.
Aldatıyor musun? Beni aldatıyor musun?
Hold up, they don’t love you like I love you
Slow down, they don’t love you like I love you
Back up, they don’t love you like I love you
Step down, they don’t love you like I love you
Can’t you see there’s no other man above you?
What a wicked way to treat the girl that loves you
Hold up, they don’t love you like I love you
Oh, down they don’t love you like I love you

Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Yavaşla, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Geri git, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Çekil, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Göremiyor musun senin üstüne başka hiçbir erkek yok
Kızın seni sevmesi için ne kadar kötü bir yöntem
Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Oh, azal, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez

Something don’t feel right
Cause it ain’t right
Especially comin’ up after midnight
I smell your secret, and I’m not too perfect
To ever feel this worthless
How did it come down to this?
Going through your call list
I don’t wanna lose my pride, but I’ma fuck me up a bitch
Know that I kept it sexy and know I kept it fun
There’a something that I’m missing maybe my head for one

Bir şeyler doğru hissettirmiyor
Çünkü doğru değil
Kesinlikle gece yarısından sonra geleceğim
Gizeminin kokusunu alıyorum ve ben o kadar mükemmel değilim
Böyle bir kötülüğü hissetmek için
Nasıl böyle bir duruma geldi?
Senin arama listenle başladı
Gururumu kaybetmek istemiyorum ama kendimi bir fahişe gibi becericem
Bil bunu onu seksi tutucam ve bil onu eğlenceli tutucam
Kaçırdığım bir şey bir kereliğine benim aklım olabilir

What’s worse, lookin’ jealous or crazy?
Jealous and crazy
All like been walked all over lately, walked all over lately
I’d rather be crazy

En kötüsü ne olabilir, kıskanç görünmek mi yoksa çılgın görünmek mi?
Kıskanç ve çılgın
Son zamanlarda her şeye katlandım, son zamanlarda her şeye katlandım
Çılgın olmayı tercih ederim

Hold up, they don’t love you like I love you
Slow down, they don’t love you like I love you
Back up, they don’t love you like I love you
Step down, they don’t love you like I love you
Can’t you see there’s no other man above you?
What a wicked way to treat the girl that loves you
Hold up, they don’t love you like I love you
Oh, down they don’t love you like I love you

Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Yavaşla, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Geri git, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Çekil, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Göremiyor musun senin üstüne başka hiçbir erkek yok
Kızın seni sevmesi için ne kadar kötü bir yöntem
Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Oh, azal, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez

Let’s imagine for a moment that you never made a name for yourself
Or mastered wealth, they had you labeled as a king
Never made it out the cage, still out there movin’ in them streets
Never had the baddest woman in the game up in your sheets
Would they be down to ride?
No, they used to hide from you, lie to you
But y’all know we were made for each other
So I find you and hold you down
Me sing se

Hadi bir an kendin için hiç isim koymadığını hayal et
Ya da paraya hakim olmadığını, onların seni kral diye etiketlemediğini (adlandırmadığını)
Kafesten çıkmayı, kilidi açmayı, sokaklarda dolaşmayı hiç başaramadığını
Oyun bittiğinde en kötü kadına çarşafında (yatağında) hiç sahip olmağını
Seni heyecanlandırırlar mıydı?
Hayır onlar senden saklanırlardı, yalan söylerlerdi
Ama hepiniz bizim birbirimiz için varolduğumuzu bilirsiniz
Böylece seni buldum ve ezdim
Bayan Bey

Hold up, they don’t love you like I love you
Slow down, they don’t love you like I love you
Back up, they don’t love you like I love you
Step down, they don’t love you like I love you
Can’t you see there’s no other man above you?
What a wicked way to treat the girl that loves you
Hold up, they don’t love you like I love you
Oh, down they don’t love you like I love you

Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Yavaşla, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Geri git, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Çekil, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Göremiyor musun senin üstüne başka hiçbir erkek yok
Kızın seni sevmesi için ne kadar kötü bir yöntem
Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Oh, azal, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez

It is such a shame
You let this good love go to waste
I always keep the top tier, 5 star
Backseat lovin’ in the car
Make that wood like make that wood
Holly like a boulevard

Bu bir utanç
Bu aşkın harap olmasına izin verdin
Ben hep en yüksekte tuttum, beş yıldız
Arabada arka koltuk aşkı
Onu erekte et erekete etmiş gibi
Bulvar gibi ayrılıyorum

What’s worse, lookin’ jealous or crazy?
Jealous and crazy
All like been walked all over lately, walked all over lately
I’d rather be crazy

En kötüsü ne olabilir, kıskanç görünmek mi yoksa çılgın görünmek mi?
Kıskanç ve çılgın
Son zamanlarda her şeye katlandım, son zamanlarda her şeye katlandım
Çılgın olmayı tercih ederim

Hold up, they don’t love you like I love you
Slow down, they don’t love you like I love you
Back up, they don’t love you like I love you
Step down, they don’t love you like I love you
Can’t you see there’s no other man above you?
What a wicked way to treat the girl that loves you
Hold up, they don’t love you like I love you
Oh, down they don’t love you like I love you

Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Yavaşla, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Geri git, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Çekil, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Göremiyor musun senin üstüne başka hiçbir erkek yok
Kızın seni sevmesi için ne kadar kötü bir yöntem
Tut, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez
Oh, azal, onlar seni benim sevdiğim gibi sevemez

I hop up out the bed and get my swag on
I looked in the mirror, said, “What’s up?”
What’s up, what’s up, what’s up
I hop up out the bed and get my swag on
I looked in the mirror, said, “What’s up?”
What’s up, what’s up, what’s up

Yataktan sıçradım ve paramı aldım
Aynaya baktım ve dedim ki Naber?
Naber, naber, naber
Yataktan sıçradım ve paramı aldım
Aynaya baktım ve dedim ki Naber?
Naber, naber, naber

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.