Harlequin

Try, seeker, try
Dene, arayıcı, dene.

To find this path of mine
Bu yoldaki bana ait olanı bulmayı dene.

I weave a simple line
Basit bir çizgi kuruyorum.

Take care to watch my flight
Kaçışımı izlerken kendine dikkat et.

Place your fingers here to guide me
Beni yönlendirmek için parmaklarını buraya yerleştir.

Guide me under
Beni aşağıya yönlendir.

One must lead the other
Biri diğerine önderlik etmeli.

See, the way I bring can change easly
Görüyor musun? Benim geldiğim yol, kolayca değişebiliyor.

The end knows those who come
Son, bu gelenlerin kim olduğunu biliyor.

But each can run away with us
Ama her biri bizimle beraber uzaklara koşabilir.

Place your fingers here to guide me
Beni yönlendirmek için parmaklarını buraya yerleştir.

Guide me under
Beni aşağıya yönlendir.

One must lead the other
Biri diğerine önderlik etmeli.

Walk here softly through this door or never
Burada bu kapı boyunca usulca yürüyün, ya da asla.

Follow me into my sanctum
Kutsal yerime doğru beni takip et.

There are no words, so watch as I
Orada hiçbir kelimeler yok, bu yüzden benim yaptığım gibi izle.

Strip away layers, I strive to find paces
Katmanları dilimlere ayır, ben adımları bulmak için çabalarım.

I reel from each image, a product of loss
Her görüntüden sendeleniyorum, bir ürünün kaybından.

Bearing away my wholeness, fooled by my own hands
Bütünlüğümden uzaklaşıyorum, kendi ellerimden aldanıyorum.

Offer a useless notion to satisfy demands, paint me again so deeply
İşe yaramaz bir teklif fikirleri için tatmin edici talepler, beni yine çok derinden boyuyor.

Illusions from within make me a tragic canvas for the dye inside my skin
İçten aldatmalar tenimin altındaki boya için beni trajik tuval yapıyor.

Sorry you never asked me
Üzgünüm, bana asla sormadın.

Sorry you never tried
Üzgünüm, asla denemedin.

Grief you hold so shallow will pass away in time
Sana çok sığ tutunan keder zamanla ortadan kaybolacak.

Shards of my identity, scattered here upon the ground
Kimliğimin kırıklıkları burada yerin üzerine saçıldı.

Fragments of a tragedy, dig in coarse to bring me down
Trajedinin kırıntıları beni aşağıya çekmek için irice gömüldü.

Kneeling in my agony
Izdırabıma diz çöküyorum.

Reaching in to pick them out
Onları toplamak için uzanıyorum.

Holding on so desperately ’til they cut inside and drown
Onlar içten kesilip boğulana kadar çok umutsuzca tutunduk.

In this prison of my misery
Bu sefaletimin hapishanesinde,

In the vessel of my doubt
Şüphelerimin gemisinde,

In the court of endless suffering
Sonuz çile mahkemesinde,

In the hall where I am bound
Bağlı olduğum bu salonda,

To these servants of a history
Geçmişin bu hizmetçileri için,

As they circle all around
Etrafımızda dolandıkları kadar,

They stand in their delight
Kendi zevkleri içinde duruyorlar.

I lay my hands upon these wounds and cry in empty ridicule
Ellerimi bu yaraların üzerine yatırdım ve boş bir alaya ağladım.

Broken words and Hollow truths
Kırık sözler ve boşluktaki gerçeklere.

I’ve crept inside a sorrowful embrace
Kederli bir kucak içinde süzüldüm.

Cruel embrace await my claim
Merhametsizce kucaklamada davamı bekliyorum.

So stay away
Bu yüzden uzak dur.

Stay away
Uzakta dur.

Away
Uzakta…

Rishloo

Sitemizde sanatçıya ait toplam 2 Şarkı Çevirisi bulunuyor. Sanatçının sayfasına gitmek için tıklayın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.